
Kendinizi kör etmeden sıcak bir banyo nasıl elde edilir?
Kimse sıcak duştan çıkıp buz gibi soğuk bir banyoya adım atmaktan hoşlanmaz. Bu durum vücut için oldukça rahatsız edicidir. Ancak buhar ve aynalarla dolu bir odaya ısıtıcı yerleştirirken, oraya herhangi bir lamba koymak mümkün değildir. Gerçekten işe yarayan bir ısıtıcıya ihtiyaç vardır; ancak aynı zamanda gözlerinizi yakmayacak bir ışık da gereklidir—özellikle de etrafınızda çocuklar veya bebekler varsa.
İşin püf noktası ışıktadır.
En basit kızılötesi lambalar çok parlaktır ve gözleri rahatsız eder. Bunu düzeltmek için özel kaplamalı kuvars cam kullanılır. Bunu, ısıtıcının “güneş gözlükleri” olarak düşünün. Bu kaplamalar, gözleri rahatsız eden mavi ışığı engeller ve uzun dalga boylu kızılötesi ışığın etkisini artırır.
Sonuç ne olur? Cildinizde hemen sıcaklık hissedersiniz; ancak ışık gözleriniz için yumuşak ve hoş olur.
Peki ya su sorunu?
Hepimiz su ile elektriğin bir arada kullanılmasının ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Bu yüzden IP44 sertifikasına sahip cihazları tercih ediyoruz. Basitçe söylemek gerekirse bu, cihazın her yönden gelebilecek su damlalarına karşı dayanıklı olduğu anlamına gelir. Tüm bağlantıları mühürleriz ve paslanmayacak malzemeler kullanırız. Eğer mühürleme işlemini yapmazsak, nem cihazın parçalarını tahrip eder ve cihaz çalışmayı bırakır. Bu da sabahları başlamak için pek iyi bir yol değildir.
Ödün vermek gerekiyor…
Dürüst olmak gerekirse, gözlerinizi koruyan bu filtreler, ısıyı biraz azaltır—belki %5 ila %10 kadar. Bu, güvenlik için küçük bir bedeldir; ancak sizi üşümeye bırakmayız. Bunun yerine, gücü artırarak veya reflektörü ayarlayarak ısıyı tam olarak istediğiniz yere yönlendiririz.
Bir uyarı: Isıyı korumak için daha fazla enerji kullanıldığından, tesisatınızın bu ek yükü kaldırabilmesine dikkat edin. Her duş aldığınızda sigortayı tekrar açmak zorunda kalmak istemezsiniz.